Birçok işletmede işler aksadığında ilk refleks kadroyu değiştirmek olur. “Bu işi yapacak doğru kişi bu değil” denir, yeni biri bulunur, masalar yer değiştirir ve umut tazelenir. İlk günlerde gerçekten bir hareket oluşur. Herkes daha dikkatli olur, iletişim artar, sorunlar geçici olarak toparlanır. Fakat bir süre sonra aynı aksaklıklar yeniden görünmeye başlar. Çünkü reaktif personel değişimi, çoğu zaman sorunu çözmez; sorunu sadece başka bir isimle yeniden yaşatır.
Reaktif personel değişimi, problemin kök nedenini kişiye bağladığınızda güçlenir. Performans düşüklüğü, geciken işler, tekrar eden hatalar, yavaş kararlar ve müşteri şikayetleri bir kişiye yazılır. O kişi değiştiğinde sistemin rahatlayacağı varsayılır. Oysa aynı sorun farklı kişilerle tekrar ediyorsa, sorun kişi değildir; sorun kişiyi o sonuca iten süreç, standart ve karar mekanizmasıdır. Aynı zeminde farklı insanların aynı yerde tökezlemesi tesadüf değildir.
İnsanı değil süreci değiştir yaklaşımı, “kim yaptı” sorusunu ikinci plana alır, “nasıl oluyor” sorusunu öne çıkarır. Çünkü süreç, işletmenin gerçek davranış biçimidir. İş tanımları belirsizse, yetkiler net değilse, onay zinciri uzunsa, bilgi kişilerin zihninde kalıyorsa, standart iş yoksa ve ölçüm doğru kurulmamışsa; en iyi insanlar bile bir süre sonra zorlanır. Bu ortamda “doğru insan” aramak, sürekli yanan bir odaya yeni bir sandalye taşımaya benzer. Sandalye değişir, ama sıcaklık değişmez.
Reaktif kadro değişimi çoğu zaman pahalıdır, çünkü maliyeti yalnızca işe alım süreci değildir. Yeni kişinin adaptasyon süresi boyunca verim düşer, deneyimli kişiler zamanını öğretmeye ayırır, kontrol adımları artar ve hatalar yükselir. Bu süre zarfında üretimde beklemeler, yeniden işleme ve mikro duruşlar artabilir. Satış tarafında yeni ilişkiler kurmak zaman alır, müşteri güveni dalgalanabilir. Kısacası personel değişimi, doğru yapılmadığında hem nakdi hem de ritmi tüketen bir müdahaleye dönüşür.
Daha da önemlisi, reaktif değişim bir kültür üretir. İnsanlar “sorun olursa kişi değişir” mesajını aldığında sorunları sistemle çözmek yerine görünmez kılmaya çalışabilir. Çünkü görünür sorun, kişisel risk demektir. Bu durum, hataların erken yakalanmasını engeller. Erken yakalanmayan hata büyür, büyüyen hata daha pahalı olur. Böylece kadro değiştirerek sorunu çözmek isterken, aslında sorunları büyüten bir ortam inşa edebilirsiniz.
Süreç değişimi ise farklı bir yönden başlar. Siz aynı hatanın nerede tekrarlandığını, hangi adımda bekleme oluştuğunu, hangi onayın işleri geciktirdiğini, hangi standart eksikliğinin kaliteyi dalgalandırdığını ve hangi bilginin kişide kaldığı için akışı durdurduğunu görünür kıldığınızda; çözüm de kişiden sisteme kayar. Bu noktada amaç kimseyi “suçlamak” değil, işi daha az sürtünmeyle akıtacak şekilde tasarlamaktır. Çünkü iyi sistemler, ortalama insanlardan iyi sonuç çıkarabilir; kötü sistemler ise iyi insanları yorar.
İnsanı değil süreci değiştir demek, insanı önemsiz görmek değildir. Tam tersine, insanı koruyan zemini kurmaktır. Rol tanımları net olduğunda, yetki sorumlulukla dengelendiğinde, karar süreleri kısaldığında, iş talimatları ve kalite kriterleri ölçülebilir hale geldiğinde; iyi insanlar daha hızlı değer üretir, yeni gelenler daha hızlı adapte olur ve ekipler “yangın söndürme” yerine iyileştirmeye zaman ayırabilir. Bu ortamda kadro, sorunu örtmek için değil kapasiteyi büyütmek için genişler.
Elbette bazen personel değişimi gerekir. Ancak bu değişim çözüm değil, bir planın parçası olmalıdır. Siz süreçleri düzeltmeden sürekli kadro değiştiriyorsanız, aslında aynı problemi farklı kişiler üzerinden tekrar ediyorsunuzdur. Süreçleri düzelterek kadro değiştiriyorsanız, o zaman doğru insan doğru zeminde gerçek fark yaratır.
Kadro değiştirmek, doğru teşhis konmadığında kolay ama yanıltıcı bir hamledir. Reaktif personel değişimi, kısa süreli bir toparlanma hissi verir; fakat süreçler aynı kaldığında sorunlar geri döner. Kalıcı çözüm, insanı değil süreci değiştirmektir. Çünkü işletmelerde performansı belirleyen şey, tek tek kişilerin kahramanlığı değil; sistemin her gün tekrar edebildiği doğrulardır.

Bir yanıt yazın